Amy is John's girlfriend.Amy, John'un kız arkadaşı.
He always does that for me.Bunu her zaman benim için yapar.
He broke the window.Pencereyi kırdı.
He doesn't look like a nurse.Hemşire benzemiyor.
He has a nice car.İyi bir arabası var.
He never gives me anything.Bana hiç bir şey vermiyor.
He said this is a nice place.Bunun güzel bir yer olduğunu söyledi.
He's an American.O bir Amerikalı.
He's a very good student.O çok iyi bir öğrenci.
He's faster than me.Benden daha hızlı.
He thinks we don't want to go.Gitmek istemediğimizi düşünüyor.
His room is very small.Onun odası çok küçük.
His son.Onun oğlu.
How are your parents?Evebeynlerin nasıllar?
How do I use this?Bunu nasıl kullanırım?
I came with my family.Ailemle birlikte geldim.
I'd like to exchange this for Dollars.Bunu Dolarlar karşılığında değiştirmek istiyorum.
I'd like to use the internetİnterneti kullanmak isterim
I don't have time right now.Şu an vaktim yok.
I don't know.Bilmiyorum.
I have money.Param var.
I haven't had lunch yet.Daha öğle yemeği yemedim.
I have to go to the post office.Postaneye gitmeliyim.
I like Italian food.İtalyan yemeklerini severim.
I live in California.Kaliforniya'da yaşıyorum.
I'll talk to you soon.Seninle yakında konuşacağım.
I made a mistake.Bir hata yaptım.
I'm bored.Sıkıldım.
I'm going to America next year.Gelecek sene Amerika'ya gidiyorum.
I'm going to go have dinner.Akşam yemeğine gideceğim.
I'm tired.Yorgunum.
I'm very well, thank you.Teşekkür ederim çok iyiyim.
I need another key.Başka bir anahtara ihtiyacım var.
I need this to get there by tomorrow.Yarın oraya gitmek için buna ihtiyacım var.
I need to go now.Şimdi gitmem gerek.
Is it suppose to rain tomorrow?Yarın yağmur yağacak mı?
Is John there please? (phone call)John orada mı lütfen? (telefon görüşmesi)
Is this a safe area?Burası güvenli bir alan mı?
Is this Mr. Smith?Bu Bay Smith mi?
Is this the bus to New York?New York'a giden otobüs bu mu?
Is this your book?Bu senin kitabın mı?
I still have to brush my teeth and take a shower.Hala dişlerimi fırçalayıp duş almalıyım.
Is your father home?Baban evde mi?
I think so.Ben öyle düşünüyorum.
I think those shoes are very good looking.Sanırım bu ayakkabılar çok güzel görünüyor.
It's very windy.Çok rüzgarlı.
It takes 2 hours by car.Araba ile 2 saat sürmektedir.
I've never done that.Bunu hiç yapmadım.
I've worked there for five years.Orada beş yıl çalıştım.
I want to buy something.Bir şeyler almak istiyorum.
I want to contact our embassy.Büyükelçiliğimize ulaşmak istiyorum.
I want to send this package to the United States.Bu paketi ABD'ye göndermek istiyorum.
I want to show you something.Sana bir şey göstermek istiyorum.
I went to the supermarket, and then to the computer store.Süpermarkete gittim ve bilgisayar dükkanına gittim.
My car isn't working.Arabam çalışmıyor.
Nobody is helping us.Kimse bize yardım etmiyor.
Nobody is there right now.Şu anda kimse yok.
One like that.Bunun gibi bir tane.
Open the door.Kapıyı aç.
Open the window.Pencereyi aç.
Pick up your clothes.Giysilerini al.
Please.Lütfen.
Please count this for me.Lütfen bunu benim için say.
Please tell her John called.Lütfen ona John'un aradığını söyle.
Please tell me.Lütfen söyle bana.
Please wait for me.Lütfen benim için bekle.
She's going with me tomorrow.Yarın benimle birlikte gidiyor.
Some books.Bazı kitaplar.
Someone does that for me.Birisi benim için bunu yapar.
Someone is coming.Birisi geliyor.
Sorry, I don't have a pencil.Üzgünüm, kalemim yok.
Start the car.Arabayı çalıştır.
Take me downtown.Beni şehir merkezine götür.
Tell him that I need to talk to him.Ona konuşmam gerektiğini söyle.
That car over there is mine.Oradaki o araba benim.
That looks old.Bu yaşlı görünüyor.
That's a good school.Bu iyi bir okul.
That's her book.Bu onun kitabı.
That's not enough.Bu yeterli değil.
The car is fixed.Araba tamir edildi.
These books are ours.Bu kitaplar bizim.
The TV is broken.TV bozuldu.
They haven't met her yet.Onunla henüz tanışmadılar.
They're planning to come next year.Gelecek yıl gelmeyi planlıyorlar.
They're waiting for us.Bizi bekliyorlar.
This room is a mess.Bu oda bir karmaşa.
Those men are speaking English.O adamlar ingilizce konuşuyor.
What color is that car?Bu araba ne renk?
What do you think of these shoes?Bu ayakkabılar hakkında ne düşünüyorsun?
When would you like to meet?Ne zaman buluşmak istersin?
Where does your wife work?Eşin nerede çalışıyor?
Where is Main Street?Ana Cadde nerede?
Where is my shirt?Gömleğim nerede?
Where is the bus station?Otobüs durağı nerede?
Which road should I take?Hangi yolu kullanmalıyım?
You're right.Haklısın.
Your house is very nice.Evin çok güzel.

Sponsorlu Bağlantılar